Gumussuyu Hakkinda

Gumussuyu Hakkinda

Avrupa yakasında Haliçten kuzeye doğru çıktığımızda, Boğaza paralel tepelerden Üsküdar’ın karşısında bulunan sırtta ve denize doğru inen yamaçta konumlanmıştır. Gümüşsuyu doğuya bakar; bu da semt öğleden sonraları serin olur demektir. Sırt denize doğru kuzeyden güneye Dolmabahçe’ye Kabataş’a ve Fındıklı’ya bitişiktir. Gümüşsuyu semt olarak 1925-30 yıllarında zamanın modern yapıları olan apartmanlar ile kurulmaya başlamış, bölgede bulunan mezarlığı da içine alarak genişlemiş, günümüze kadar gelmiştir.

Gümüşsuyu Dolmabahçe den itibaren yukarı doğru: Bağ Odaları (bugünkü Tarık Zafer Tunaya), Beytülmalcı, Sulak Çeşme, Çifte Vav, Hacı Hanım, Selime Hatun Camii, Saray Arkası, Ayaspaşa Camii, Kutlu, Bolahenk, Hariciye Konağı, Sağlık Sokak adlarını taşıyan sokaklardan oluşur. Eskiden parke taşlı, bol kıvrımlı, inişli yokuşlu bu sokaklar merdivenler ile kesilir. Bazıları ise çıkmaz sokak olarak sonlanır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra Taksim’den tam bir dirsek çizerek Dolmabahçe’ye inen İnönü Caddesi (eski Gümüşsuyu caddesi) üzerinde inşa edilen özgün çizgisi ile dönemini yansıtan tarihi binalar vardır. Örneğin Gümüşsuyu Palas, Ankara Palas, Kardeşler, Hayırlı, Ayaspaşa Palas, Kunt apt., Melek apt., vb. gibi binalar hala bakımlı ve sapasağlam ayaktadır.

Gümüşsuyu’nda görkemli Alman Konsolosluğu binası ve bahçesi belirgindir. Ayrıca Eski Japon Konsolosluğu binası tarzı bakımından karakteristiktir. Adı değişen Gümüşsuyu Askeri Hastanesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gümüşsuyu Kışlası binaları gibi karakteristik ve tarihi yapıları hemen öne çıkar. Ayrıca semt Taksim Meydanı, Atatürk Kültür Merkezi ve Gezi Parkı gibi önem arz eden yerlere bitişiktir.

Gümüşsuyu tarihi belki semt değil de yöre olarak Doğu Roma İmparatorluğu başkenti Konstantin Şehri yani Konstantinopolis zamanına hatta daha eskiye kadar uzanır. Su kaynakları bulunan muhtemel ormanlık alandı. Asıl Osmanlı İmparatorluğu Kanuni zamanında yani 1500 lü yılların 2. çeyreğinde sadrazamlarından Ayas Paşanın semtte konağı ve bahçeleri bulunduğu çeşitli kaynaklarda rastlanmaktadır. Daha sonraları sırtın üst tarafları Müslüman Mezarlığı olmuş. 19. Yüzyıl sonlarında ise Alman Elçiliği Binası inşası ile başlayan ve Park otel ile doruğa çıkan ve günümüze kadar gelen, gerek eskiden gerek günümüzde birçok ünlü sanatçı, aydın ve eski İstanbullunun bulunduğu semt özelliğini korumaktadır.

;